Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kalp krizinde ölüm oranlarını hangi faktörler düşürdü?

Aslında kalp krizi geçiren hastaların bir bölümü hastaneye ulaşmadan hayatlarını kaybediyor. Bu rakam yaklaşık yüzde 50. Hastaneye ulaşanların yüzde 15 ile 20’si ilk bir ay içerisinde kalbi duruyor. Fakat modern yoğun bakımın gelmesiyle bu oran yüzde 15’in altına inmeye başladı. Yenilikleri ele aldığımızda,ilk dramatik değişiklikler böyle başladı. Kalp damarlarını açmak için ilk olarak bazı ilaçlar geliştirildi. Kalp damarı şu şekilde tıkanır: Damar zemininde yavaş yavaş oluşan daralmanın üzerine bir pıhtı oturur ve akım tamamen kesilir. Geliştirilen  ilaçlar o akımı durduran pıhtının erimesini sağlar. Bu ilaçlar sayesinde ölüm oranları yüzde 10’un altına düştü. İlaçlar her geçen gün daha iyi noktalara getiriliyor. Son aşama ise kalp krizlerine anında müdahale.

Kalp hastasının çevresindekiler neler yapmalı?

Potansiyel olarak kalp hastası olan insanların çevresindeki insanların yapabilecek müdahaleler konusunda eğitilmesi de önemli nokta. Ancak şu unutulmamalı hastaneye gelmeden ölenlerin sayısında ciddi bir düşüş yaşanmasını sağlamadı bu önlemler dünyada.

Kalp krizi belirtileri nelerdir?

En önemli ana bulgulardan biri göğüs ağrısı. Bunun çok ezici ve bastırıcı şekilde olması. Gerçekten bir mengeneyle sıkıştırılıyormuş gibidir. Ancak her zaman böyle olmuyor. Yaşlılarda bunların hiçbiri olmayıp sadece nefes darlığı görülebiliyor. Kol uyuşması ve sırt ağrısı da olabilir ilk belirtiler. Bu ağrı, genellikle bulantı ve soğuk bir terleme eşliğinde olabilir. Ağrı başladıktan sonra sebebi kalptendir ya da değildir buna bakılmaksızın hareket edilmeli. Elektro kardiyografi çektirilmesi, en azından kardiyolog olmasa bile dahiliyecinin veya pratisyen hekimin EKG’yi çekip durumu tespit etmesi çok önemli.

Kalp krizine anında müdahale nedir?

İlaçlardan sonra insan hayatını kurtarabileceğimiz en önemli unsurun bu olduğu ortaya çıktı. Kalp krizine erken müdahale önemli; tanı-anjiyografisini yaparak tıkalı olan damarın yapı olarak açılmaya uygun olduğu görülürse hasta anında gözlem altına alınır ve stent ile müdahale ederek damar açılır. Erken müdahaleyle ölüm oranı yüzde 5’lerin altına indirildiğini biliyoruz. Ama unutmamak gerekiyor ki hâlâ hastaların yarısı hastaneye ulaşmadan hayatını kaybediyor.

Kalp krizinde acil müdahalenin başarısını ne belirler?

Hastaneye ulaşma zamanınız ve hastaneye ulaştıktan sonra profesyonel bir müdahale için gereken zaman. Çünkü damar tıkandıktan sonra o bölgeye kan gitmeyince kalp hücreleri dakikalar içinde ölüyor. Bu birkaç saat sürdüğünde kalp dokusunun büyük bir kısmı kaybedilmiş oluyor.

Acil müdahale için ideal zaman nedir?

Şikâyetler başladıktan sonraki ilk altı saat içinde acil müdahale çok önemli. Bu süreyi bazı kalp krizi tiplerinde 24 saate kadar uzatabiliriz. Ancak ilk bir saat içinde gelen hastayla 24.saatte gelen hasta arasında dramatik şekilde fark oluşur. Zaman kaybettikçe kurtardığınız hücre sayısı çok daha azalıyor.

Acil müdahalede nasıl bir tedavi uygulanır? Yaygın olarak balon ve stent takılması bilinir?

Balon ve stent bu işin son noktası. Modern yoğun bakımı olan merkezlerde ölüm oranı yüzde 20’lerden yüzde 5’lere iniyor.  Hangi damar tıkalı olduğunu, nereye nasıl müdahale edileceğini anlamak için önce hazırlık anjiyosu yapıyor, yani haritayı çıkarıyoruz. Tespit ettiğimiz problemin müdahale edilebilir olup olmadığına karar veriyoruz. Ama hastaların yüzde 95’inde başarı sağlayacak bir yol haritasıyla karşılaşıyoruz.   

Kalp krizinde acil müdahalenin hastayı hayata döndürmenin yanı sıra başka etkileri de var mı?

Bu müdahale hastanın ilerideki hayatının kalitesini de etkiliyor. Çünkü damar tıkandıktan sonra bir miktar kalp dokusu kaybolduğu için siz o dokuyu ne kadar azaltırsanız ileride bir kalp yetersizliğiyle karşılaşma riskiniz de azalır. Öldürücü ritm problemleriyle karşılaşma oranı da azalır. Tam ve düzgün bir tedavi almak damarınızın kısa sürede müdahaleyle açılması bu nedenle çok önemli.

Yaşlılar ile gençleri karşılaştırdığınızda kalp krizi konusunda ne gibi gözlemleriniz var?

Yaşlılarda durum daha karmaşık hale geliyor. Gençlerde olay biraz daha gürültülü seyrediyor. Genelde ağrı ile başlıyor, sonra hastalar şikayetlerini çok belirgin olarak hissediyorlar. Kötü tarafı şu; genelde hastalarda tıkanan damarın kılcal damarlarla beslenmesi için bu damarın kademeli olarak tıkanması lazım. Gençlerde bu kademeli tıkanma olmadığından kılcal damarlar çok fazla genişlememiş oluyor. Bu nedenle ilk başlangıç daha dramatik seyrediyor. Yaşlılarda eğer uzun süredir bir koronerarter hastalık söz konusuysa genelde de böyle oluyor. Damar tıkansa bile kılcalların genişlemiş olması beslenmeyi artırıp zararı nispeten biraz daha azaltıyor. Ancak yaşlılarda başlangıçta şikayetler çok belirgin olmasa da beraberinde başka hastalıklar bulanması tabloyu daha da ağırlaştırıyor.

Şeker hastaları kalp krizi konusunda neye dikkat etmeli?

Şeker hastalarının bir çoğunda farklı bir özelliği var. Ağrı algılamaları bozulmuş oluyor. Bu her hastada olmuyor,ama büyük çoğunluğunda bulunuyor. Hasta kalp krizi geçiriyor,hiç farkında bile olmuyor. İlk şikayetlerden biri nefes darlığı olabiliyor. Bu nedenle şeker hastaları dikkat etmeliler. En azından periyodik kontrolleri ve kan şekeri kontrollerini aksatmamaları gerekiyor. Bu riski azaltabiliyor.

Buradasınız: ANASAYFA KARDİYOLOJİ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)